Sağlıklı beslenme denildiğinde çoğu zaman protein, karbonhidrat veya vitaminler ön plana çıkar. Ancak son yıllarda beslenme uzmanlarının üzerinde durduğu konulardan biri de sofralarda mümkün olduğunca farklı renkte sebze ve meyvelere yer vermektir. Her renk grubu, doğanın sunduğu farklı bitkisel bileşenleri ve doğal pigmentleri temsil eder. Bu nedenle tek tip beslenmek yerine hafta boyunca farklı renklerden oluşan tabaklar hazırlamak, beslenmeye çeşitlilik kazandırmanın en kolay yollarından biri olarak görülmektedir.
Renk kodlu beslenme yaklaşımının temel amacı, her gün farklı renkte doğal ürünler tüketmeye özen göstermektir. Bunun için karmaşık kurallar uygulamaya gerek yoktur. Haftanın belirli günlerini belirli renk gruplarına ayırmak bile sofralarda daha fazla çeşitlilik oluşmasını sağlayabilir. Kırmızı, yeşil, turuncu, mor ve beyaz renk grubundaki sebze ve meyveler dönüşümlü olarak kullanıldığında hem alışveriş planlamak kolaylaşır hem de her gün farklı tarifler hazırlamak mümkün olur.
Haftaya kırmızı renkli ürünlerle başlamak sofralara canlı bir görünüm kazandırabilir. Domates, çilek, kiraz, karpuz, kırmızı biber, nar ve kırmızı erik gibi ürünler bu grubun en bilinen örnekleri arasında yer alır. Sabah kahvaltısında domates ve çilekle hazırlanan bir tabak, öğle yemeğinde kırmızı biberli salata, akşam ise domates bazlı sebze yemekleri hazırlanabilir.
Yeşil günlerde ise doğanın en ferah ürünleri ön plana çıkar. Marul, roka, semizotu, ıspanak, avokado, salatalık, kabak, yeşil elma, bezelye ve brokoli gibi ürünler birçok farklı tarifte değerlendirilebilir. Büyük bir yeşil salata, avokadolu kahvaltı tabağı, brokolili öğle yemeği veya kabaklı hafif akşam yemekleri hazırlanabilir.
Turuncu ve sarı renk grubunda ise havuç, balkabağı, kayısı, şeftali, mango, sarı biber, mısır ve kavun gibi ürünler yer alır. Yaz aylarında kayısı ve şeftaliyle hazırlanan kahvaltılar, havuçlu salatalar veya fırınlanmış balkabaklı tarifler sofralara sıcak tonlar kazandırabilir.
Mor ve mavi tonlarındaki sebze ile meyveler son yıllarda daha fazla ilgi görmeye başlamıştır. Mor lahana, patlıcan, böğürtlen, yaban mersini, mürdüm eriği, siyah üzüm ve mor havuç bu grubun dikkat çeken örnekleridir. Mor lahana salataları, közlenmiş patlıcan yemekleri veya yaban mersinli yoğurt kaseleri haftalık menüye farklılık katabilir.
Beyaz renk grubundaki ürünler de çoğu zaman göz ardı edilse de mutfakta önemli yere sahiptir. Karnabahar, mantar, sarımsak, soğan, kereviz, beyaz turp ve doğal yoğurt bu grubun temel üyeleridir. Kremasız karnabahar çorbaları, mantarlı sebze yemekleri veya yoğurt bazlı hafif tarifler beyaz gün menüsünün ana parçalarını oluşturabilir.
Renk kodlu beslenmenin en keyifli yönlerinden biri alışverişi kolaylaştırmasıdır. Haftalık alışveriş listesi hazırlanırken her renk grubundan birkaç ürün seçmek dengeli bir plan oluşturmayı sağlar. Böylece yalnızca alışkanlık nedeniyle sürekli aynı sebze ve meyveleri satın almak yerine mevsimin sunduğu farklı ürünlere de sofralarda yer açılmış olur. Mevsimsel çeşitlilik arttıkça mutfakta hazırlanan tariflerin sayısı da doğal olarak çoğalır.